“Doğru ilişkinin” kimyası nedir? Bizi mutlu edecek ilişkiyi hayatımıza nasıl çekeriz?

Uzun zamandır yazmak istediğim bir konu bu. Teknolojinin zirvesinde yaşadığımız bir dönemden geçiyoruz, biriyle tanışmanın aslında daha kolay olabileceği bu modern dünyada kendi ekosistemimizde yaşayan yalnız bireyleriz. Peki bunu değiştirmek için ne yapmamız gerekiyor, aradığımız sevgi ya da o tutkulu aşk çok uzaklarda mı? Danışanlarıma verdiğim birkaç egzersizi ve faydalı bilgileri aşağıda sıraladım:

Aradığın zaten Hollywood filminden bir kare ise bu yazı sana çok birşey ifade etmeyecektir 🙂 Gerçek ilişki sizi büyütür, size birşeyler öğretir. Bir ekosistemde iki kişinin yaşamasına izin verir. Bu asla kolay değildir. Çabalamak, empati kurmak, ilgi görmek/almak, gerçeklerle yüzleşmek, orta yolu bulmak ve herşeyden önemlisi ise niyettir. Mutluluğun nirvanasına ulaşacağınız ilişkilerin başlangıçta asla kolay olmayacağını ve emek isteyeceğini tekrar söylemek istiyorum. Flört devresinde partnerinizle yakın aralıklarla görüşmeniz, onu tanımanız, hayatınızda onun için yer ayırmanız gerekiyor. Mesela biriyle tanıştınız ve o kişiye 15 gün de sadece 2 kere görüşebilecek bir zaman ayırdınız, bu tamamen yanlıştır. Burada “Gerçekten hayatıma birini almak istiyor muyum?” sorusunu kendinize sormanızı tavsiye ediyorum.

Eat, Pray, Love kitabını yazan Elizabeth Gilbert aşk’ın kimyasını çok güzel özetlemiş:
“İnsanlar ruh eşinin mükemmel uyum olduğunu düşünür ve hemen hemen herkes onu bulmak ister. Fakat, gerçek ruh eşi; seni hayattan geri koyan şeyleri gösteren bir ayna, hayatını değiştirebileceğine dair farkındalığa kavuşturan kişidir. Gerçek ruh eşi muhtemel hayatın boyunca tanıyıp tanıyabileceğin en önemli kişidir. Tüm duvarlarını yıkar ve seni hayatın içinde uyanık tutar. Ruh eşinin amacı; seni bir güzel sarsmak, egonu biraz yıkmak, sana engellerini ve bağımsızlığını göstermektir. İçeri yepyeni bir ışık sızabilsin diye kalbini biraz olsun kırmaktır. Sana, hayatına dair kontrolünü öyle kaybettirir ki değişim kaçınılmazdır.”

1. Kendinizi tanıyın.
Bu konu için birçok kişiye önerdiğim bir egzersiz var. Bir defterin sol sayfasına kendinizi hiç tanımayan birine iyi ve kötü yönlerinizi 10 madde’de nasıl anlatırdınız bunu yazın. Emin olun birçok kişi bu sayfaya güzel şeyler yazıyor ama maalesef biz mükemmel varlıklar değiliz. Zaten olmamalıyız da… Rumi’nin soylediği çok güzel bir söz var: “The Wound is the Place where the Light Enters” yani “yara neredeyse ışığın girdiği yer orasıdır.” Sizin negatif olarak düşündüğünüz şeyler birçok kişiye pozitif olarak görünebilir.. Defterin sağ sayfasına ise nasıl biri hayatınıza girseydi sizi mutlu ederdi. Bu kişinin de özelliklerini 10 madde’de anlatın. Sana kötü davranan kadınlardan/erkeklerden mi hoşlanıyorsun ya da seni terkedecek kadınlar mi ilgini çekiyor, bunun nedeni aslında duygusal olarak ilişkiden korkman. Kendinizle objektif olarak konuşmanız belkide en muhteşem egzersizlerden biridir.

2. Beraber olmak istediğiniz kişiyi görselleştirin.
Gözlerinizi kapatın ve gelecekte ki ilişkinizin nasıl olduğunu hayal edin. Bu egzersizi hergün uyumadan önce 5 dakika yapın mutlaka. Partnerinizin nasıl giyindiği, neler söylediği onun yanındayken nasıl hissettiğinizi düşünün. Unutmayın kumanda elinizde olduğu sürece televizyona uzaktan müdahale edebilirsiniz. En çok duygularınızı paylaşabileceğiniz, gülebileceğiniz ya da içinizde ki en iyi tarafı çıkartacak kişiyi hayal edin.

3. Kendinizi geçmiş iliskilerden bağımsızlaştırın.
Geçmiş ilişkilerde yaşadığımız kötü deneyimlerin yeni insanların hayatınıza girmesine engel olmasına izin vermeyin. Bunu nasıl yaparız?
Onları bağışlayarak. Onları yalan söyledikleri, aldattıkları, küstahca davrandıkları ve buna benzer bütün senaryolarıyla hayatınıza uymadıkları için affetmeliyiz. Onları bağışlarken aslında onlari özgür bırakırız ve kendimize yani özümüze döneriz. Geçmişten birine nefret beslemek ya da onunla yaşadığımız travmaları hala saklamak bizi onlara bağlar. Bu da sağlıklı bir ilişkinin hayatınıza girmesine izin vermez. Şunu asla unutmayın, bundan 4 yıl sonar asla hatırlamayacağınız bir kişiyi birgün daha düşünmeniz aslında hayatınıza girecek kişiyle tanışma sürecinizide 1 gün daha uzatır. Bu haksızlığı kendinize yapmayın.

4. Söylediklerinize ve düşündüklerinize dikkat edin.

“Doğru insanı bulamıyorum”, “aşık olamıyorum”, erkekler şöyle, kadınlar böyle diye genellemelerle zihninizi yormayın.
Unutmayın bu evrende ki herşey enerjiden ibarettir ve yakın enerjiler birbirlerini çekerler. Siz böyle düşünürken hayatınıza birinin girmesi gerçekten bir mucize olurdu. Aşk sadece birine körkütük aşık olmaktan ziyade daha bireysel bir duygudur, kendini hazırlamak ve zaten sevgi dolu olmak aşkın başlangıcıdır. Düşünceleriniz hizalanıp, zihniniz hayatınıza aşkı almaya hazır olduğunda o kişi mutlaka gelecektir.

5. Sorumluluğu üstlenin.
Bilinçaltında derin bir sevgi korkusunun olduğunu kabul edin. Bruce Lipton’ın, düşüncelerimizin ve inançlarımızın hayatımızı nasıl etkilediğine dair pek çok popüler kitabın yazarı, “İnancın Biyolojisi” kitabında anlattığına göre düşüncelerimizin %95’i bilinçaltımız tarafından yönetilir. Kendimize aşka hazır olduğumuzu soyleyebiliriz ama aslında bilinçaltında gerek aile travmaları ya da sağlıksız ilişkilerden gelen aşk=acı çekmek, aldatılmak olarak kodlu olabilir. Geçmişle alakalı çok etkili korkularımızın bir birey olarak kabul etmezsek bunların çözüm yollarını bulamayız. Kısacası düşündüklerimiz, inandıklarımız ve algıladıklarımız bizi etkiliyor, özellikle de barışamadığımız korkular ya da üstünü kapatarak daha sağlıklı yaşadığımızı düşünerek ittiğimiz korkular. Unutmayın geçmişi düzeltemezsiniz, dolayısıyla geleceğe odaklanın. Yapılan her davranışın sizde yarattığı algısı aynı niyetle yapılmamış olabilir.

6. Sosyalleşin.
Sosyalleşme birçok kadın için arkadaşlarla yemek, yeni açılan kafelere/restorantlara ziyaretken, birçok erkek için bu spor yapmak, rakı masası, vs.. Çok üzgünüm ama arkadaşlarla çıkılan hiçbir aktivite sizi biriyle tanıştırmayacaktır. Yeni insanlarla tanışmak için katılabileceğiniz güzel aktiviteleri sizin için topladık:

Özellikle istanbul’da yaşayan kişiler için tango kursu mükemmel bir deneyim.
https://www.tangoist.com/

Yemek yaptığın birini asla unutmazsın 🙂 Güzel bir yemek workshop’u ile birçok kişiyle aynı anda tanışıp network ağını genişletebilirsin:

https://msa.com.tr/workshoplar

Yaş ortalaması biraz küçükte olsa pubstories ile bar’da oyun oynayarak bir gece’de onlarca kişiyle tanişabilirsin:

https://heypubstory.com/tr

Bu yazıyı okuyorsan speed dating’I biliyorsun demektir ☺ Bir first Sight gecesinde 14 kişi ile konuşup, hayatına güzel insanlar katabilirsin:

www.firstsightdate.net

Yabangee’nin düzenlediği harika Trivia yani bilgi yarışması gecesine katılıp yabancı/türk gruplarla tanışıp farklı kültürleri tanıyabilirsin:

https://www.facebook.com/events/422140448247083/

Fethiye Karaköy’ün eşsiz doğasının ortasında Gyrokinesis, yoga ve tekne turunu kombine ederek hem keyifli anlar yaşayıp hem de ruhunuza güzel gelecek birkaç gün geçirebilirsiniz.

www.bodymindsoul.top/index.php/events/

Aklınıza gelen sosyal etkinlikleri bizimle paylaşabilirsiniz: info@firstsightdate.net

Aradığınız kişinin size gelmesi için biraz zamana ihtiyacınız olabilir. Bunun için yeni tecrübelere daha çok açık olmanız lazım. Eninde sonunda gelecek kişi bütün verdiğiniz çabaya değecek, buna eminim!